tatil-sepeti

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar tarafından çekilen fotoğrafların yer aldığı "Cumhurbaşkanı Ersin Tatar'ın objektifinden KKTC" fotoğraf sergisi, İstanbul'da açıldı.


Eminönü'ndeki İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yeni Camii Hünkar Kasrı'nda düzenlenen açılış törenine, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, İTO Başkanı Şekib Avdagiç ve çok sayıda davetli katıldı.

 


Serginin açılışında konuşan Tatar, KKTC'nin doğası, kültürünün İstanbul'un güzide bir mekanında sergilenmesinin anlamlı olduğunu belirterek, "Bugün açılan sergi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin 40. yıl dönümünde hep birlikte Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne sahip çıkma, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni daha fazla tanıtma, sadece güzellikler değil aynı zamanda sanata ve kültüre verdiğimiz önemi göstermesi açısından önemli." diye konuştu.

 

Bütün dünya devletlerine seslendiğini belirten Tatar, şunları kaydetti:

 

"İnsanlığa da seslenmek istiyorum; Kıbrıs Türk halkı medeni dünyanın bir parçasıdır. Dolayısıyla Kıbrıs Türk halkını farklı siyasi emellerle dışlamaya, izole etmeye, ambargolarla bizim ekonomik potansiyelimizi yıpratmaya yönelik her türlü hareket insan haklarına aykırıdır. Dolayısıyla işte bu sergi ile bir kez daha insanlığa sesleniyoruz. Biz sanata ve kültüre çok değer veriyoruz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'miz mutlak surette hak ettiği yeri alacaktır."

 

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, İTO'nun KKTC'ye verdikleri değerin kendileri için çok önemli olduğunu vurgulayarak, "Bu fotoğraflarda da göreceğimiz gibi, benim her zaman mesajım çevremize, doğamıza sahip çıkmak. Çünkü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kıbrıs'ımız dünyanın en güzel yerlerinden bir tanesi, Doğu Akdeniz'in en güzel adası. Yeşilimizle mavimizle çevremizle doğal güzelliklerimizle, tarihimizle..." ifadelerini kullandı.

 

Fotoğraf severlerle KKTC'ye turizm maksadıyla gidenlerin ülkenin güzelliklerini dikkatle izlemeleri tavsiyesinde bulunan Tatar, Kıbrıs'ın ziyaret edilmesi gereken bir destinasyon olduğunu anlattı.

 

Tatar, şu anda turizmde çok önemli aşamaların kat edildiğini dile getirerek, "Turizm potansiyeli çok büyüktür ve her Türk vatandaşının nerede olursa olsun, mutlak surette Kıbrıs'ı ziyaret etmesi lazımdır." dedi.

 

DOST VE DÜŞMAN İÇİN DE GÜÇLÜ MESAJLAR OLACAĞINDAN EMİNİZ

 

İTO Başkanı Şekib Avdagiç de KKTC’nin kuruluşunun 40. yıl dönümünü kutlayarak, "Bugün önemli bir kısmı Cumhurbaşkanı Ersin Tatar'ın objektifinden yansıyan bu fotoğraflara bakınca, onun gözünden Kıbrıs'ın tabiatına, insanına, camisine, medresesine bakınca, güçlü ve yeni bir Kıbrıs’ın kurulduğunu göreceğiz. Kıbrıs fotoğraflarının siyasete de sanata da yansıyan etkili mesajlarının, dost ve düşman için de güçlü mesajlar olacağından eminiz." diye konuştu.

 

Avdagiç, konuşmasını şöyle tamamladı:

 

"Fotoğraf metaforundan yola çıkarak söylemek isterim ki, biz Kıbrıs'ın fotoğrafını ilk kez 1571'de Lala Mustafa Paşa ile birlikte çektik. Bu fotoğrafın kadrajı da kompozisyonu da her santiminde Türk'ün ruhunu ve mührünü taşıyordu. Kıbrıs fotoğrafımızı duvardan indirmek isteyenler olunca, 1974'te görkemli çağdaş bir Kıbrıs fotoğrafı daha çektik ve dost düşman görsün diye aynı yere astık. Bu fotoğrafın çekilmesinde, Rauf Denktaş’ın büyük emeği vardı. Merhum Denktaş, 40 yıl önce fotoğrafımızı çerçeveletip her türlü saldırıdan korudu. 1983 yılındaki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni ilanımızın bir anlamı da buydu. Aradan geçen 40 yıl boyunca son Kıbrıs fotoğrafımızın yıpratılma gayretlerine şahit olduk. İşte Rauf Denktaş'tan sonra, fotoğraf tutkunu ikinci Cumhurbaşkanı olan Sayın Ersin Tatar, Kuzey Kıbrıs fotoğrafına yönelen her türlü saldırıya karşı diri bir mücadele ortaya koydu, cesur bir duruş sergiledi. Kıbrıs'ın Türk fotoğrafını muhafaza etti."

Sergide Tatar'ın çektiği, KKTC'nin tarihi yerleri ve doğal güzelliklerinin yanı sıra kültür-sanat ve gastronomi zenginliğini yansıtan 29 kare yer alıyor.

 

KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Eminönü'nde İTO tarafından restore ettirildikten sonra kültür-sanat ve araştırma mekanı olan tarihi Liman Han'ı gezdi. Tatar, burada İTO Stratejik Araştırmalar Merkezi, Kitap İstanbul ve Dersaadet Kütüphanesi hakkında bilgi aldı.

 

"Cumhurbaşkanı Ersin Tatar'ın objektifinden KKTC" fotoğraf sergisi, 29 Aralık'a kadar ziyarete açık olacak.

07 Aralık 2023 Perşembe

İmalatçı KOBİ'lerin yalın üretim teknikleri ve dijital dönüşümleri Model Fabrika uygulamalarıyla hızlandırılacak.


 

Yetkinlik ve Dijital Dönüşüm Merkezleri (Model Fabrikalar) eğitim ve danışmanlık hizmetleriyle sürekli iyileştirme, yalın üretim, dijital dönüşüm gibi konularda işletmelerin mevcut yapısını değiştirip insan, makine, ekipman, ham madde, malzeme, zaman ve enerji kaynaklarını verimli kullanmalarını ve rekabet güçlerini artırmayı amaçlıyor.

 

Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu kapsamında odak alanlarda stratejilerin hazırlanması, sanayiye ilişkin analizler yapılması, verimliliğin artırılması, çeşitli kamu politika araçlarıyla yerli üretimin ve teknolojik kabiliyetlerin geliştirilmesi, üreticilerin yatırım, üretim ve finansman sürecinin kolaylaştırılması, Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı ile öncelikli sektörlerle yüksek teknolojili ürün üretiminin desteklenmesi hedefleniyor.

 

Model Fabrika uygulamaları ile imalatçı KOBİ'lerin yalın üretim teknikleri ve dijital dönüşümlerini hızlandırmaları sağlanıyor.

 

MODEL FABRİKA SAYISI 14'E ÇIKACAK

 

Adana, Ankara, Bursa, Gaziantep, İzmir, Kayseri, Konya ve Mersin'de Model Fabrikalar hizmet veriyor. Malatya, Samsun, Denizli, Trabzon, Kocaeli ve Eskişehir'de kurulması planlanan söz konusu fabrikalar için illerde yürütücü kuruluşlarla Stratejik Araştırmalar ve Verimlilik Genel Müdürlüğü arasında işbirliği protokolleri imzalandı.

 

Model Fabrika kurulacak illerde bilgilendirme toplantıları düzenlendi. Yeni kurulumlarda, mevcut Model Fabrika deneyimlerinden faydalanılması amacıyla danışman Model Fabrika eşleşmeleri yapıldı ve gerekli bilgilendirmeler sağlandı. Eskişehir ve Samsun'da Model Fabrikaların bu yıl faaliyete geçmesi planlanıyor.

 

5 ODAK NOKTASI BULUNUYOR

 

Model Fabrikalarla hata yapma özgürlüğünün olduğu gerçek bir üretim ortamında, deneyimsel öğrenme teknikleri kullanılarak verimlilik temelli dönüşümün öğretilmesini ve yaygınlaştırılmasını sağlayan eğitim ve danışmanlık hizmetlerinin verilmesi amaçlanıyor.

 

Söz konusu fabrikaların, farkındalık ve deneyimsel eğitimler, öğren-dönüş programları, proje uygulama ve işbirliği faaliyetleri gibi 5 ana odak noktası bulunuyor. Belirlenen işletmelere öğren-dönüş programı kapsamında deneyimsel eğitimler ve danışmanlık/koçluk hizmetleri de veriliyor.

 

Türkiye'nin verimlilik odaklı ulusal kalkınması için önemli araçlarından olan Model Fabrikalar, yalın ve dijital dönüşüm uygulamaları ile Öğren-Dönüş programlarını daima merkezde tutan, verimlilik ekosisteminin temel aktörleri ile işbirlikleri kuran, kurumsal kapasite ve yetkinlik gelişim esasıyla kendisini sürekli yenileyen, stratejik bir anlayışla yönetilen ve faaliyetleri sonucunda izlenebilir, etkisi ölçülebilir ve ölçeklenebilir çıktılar üretmesi için kurgulanan eğitim ve danışmanlık merkezleri olarak kabul ediliyor.

 

VERİMLİLİKTE YÜZDE 76'YA, ÜRETİMDE YÜZDE 140'A VARAN ARTIŞ

 

Öte yandan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, işletmelerde verimliliğin artırılması ve dijital dönüşüm süreçlerinin hızlandırılması adına "Model Fabrika"ları hayata geçirdiklerini, bu fabrikalarda işletmelerle birlikte dijital dönüşüm, sürekli iyileştirme, yalın üretim gibi alanlarda eğitim ve danışmanlık hizmetleri sunduklarını, destek sağlanan işletmelerde önemli düzeyde performans artışlarına tanık olduklarını anlatmıştı.

 

Verimlilikte yüzde 76'ya, üretimde yüzde 140'a varan artışın yanı sıra ürün maliyetinde yüzde 18 tasarruf sağladıklarını aktaran Kacır, "Elde edilen rakamlar, gelecek adına bizleri umutlandırıyor. Önümüzdeki dönemde de 8 olan model fabrika sayımızı 14'e çıkarmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz." diye konuşmuştu.

25 Şubat 2024 Pazar

Akademisyenler, piyasalarda riskli enstrümanlara da erişimi kolaylaştıran teknolojik gelişmelerden, finansal okuryazarlığı artırmak için yararlanılabileceğini belirterek, küçük yatırımcılara finansal okuryazarlıklarını artırmaları önerisinde bulundu.


 

sermaye piyasalarında farklı yatırım araçlarına yönelim giderek artarken finansal okuryazarlığa yönelik çalışmalar da hızlandı. Bu anlamda sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarının yanında, finansal okuryazarlık 2024 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı'nda da yer aldı.

 

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında gerçekleştirilen şubat ayı Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) toplantısında konu ele alınırken, sermaye piyasalarının derinliği ve etkinliğinin artırılarak kaynakların daha üretken alanlara yönelmesi amacıyla finansal okuryazarlığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdüğü belirtildi.

 

Toplantı sonrası yapılan açıklamada, bu çalışmalarla bireysel tasarrufların daha etkin kullanılması ve makro düzeyde tasarruf oranlarının artırılmasının amaçlandığı vurgulandı.

 

ÖĞRENCİLERE FİNANSAL OKURYAZARLIK DERSLERİ

 

Gaziantep Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Halil Ekşi, finansal okuryazar olabilmek için ileri düzeyde finansal bilgiye sahip olma zorunluluğunun olmadığını söyledi.

 

Serbest piyasa ekonomisinin yaygınlaşması ve sermaye piyasalarına sunulan enstrümanların çeşitlenmesinin finansal farkındalığın oluşmasını sağladığını belirten Ekşi, son yıllarda özellikle bireysel yatırımcıların varlıklarını, borsada ve kripto paralarda değerlendirdiğini ifade etti.

 

Ekşi, bu durumun finansal okuryazar olmayı gerekli kıldığına dikkati çekerek "Finansal piyasalarda ürün çeşitliliğinin artması, ekonomik değişimler ve nüfusun artması yatırımcı sayısının yükselmesine sebep olmuştur ancak sadece yatırımcı sayısının çoğalması değil aynı zamanda nitelikli ve bilgili yatırımcının artması gereklidir." dedi.

 

Araştırmaların, Z kuşağı olarak tanımlanan 18-25 yaş arası gençlerin dörtte birinin borsaya yöneldiğini gösterdiğini ifade eden Ekşi, bu gençlerin sadece üçte birinin finansal bilgiye sahip olduğunu aktardı. Ekşi, son yıllarda sosyal medyanın gençlerin kararları üzerinde etkili olabildiğini ve bunun riskleri artırdığı değerlendirmesinde bulunarak, şunları kaydetti: “Gençlerin yatırım kararı alırken sosyal medyanın etkisi altında kaldığı, kişi veya kişilerin tutumlarına göre karar verdiği açıktır ancak sırf moda veya bir trend olarak finansal okuryazarlığa sahip olmayan kişilerin yatırım kararı almaları, alınan kararların riskli olabileceğini göstermektedir. Sadece sosyal medyaya bakarak yatırım kararı almak veya finansal bilgi öğrenmeye çalışmak doğru değildir.”

 

Türkiye için de finansal okuryazarlığın gelişmesinin önemli olduğunu vurgulayan Ekşi, gelişmiş bir finansal okuryazarlığın o ülkenin ekonomik politikalarının istikrarlı ve başarılı şekilde uygulanmasına olumlu yansıdığının altını çizdi. Ekşi, bu anlamda finans dersleri, üniversitede çeşitli konferans ve etkinliklerle gençlerin finansal okuryazarlığını artırmaya çalıştıklarını belirtti.

 

BAZI SOSYAL MEDYA PLATFORMLARI FİNANSAL OKURYAZARLIĞI DESTEKLİYOR

 

Doğu Akdeniz Üniversitesi İşletme ve Ekonomi Fakültesi Bankacılık ve Finans Bölümü Başkanı Yrd. Doç. Dr. Nigar Taşpınar ise sermaye piyasalarına artan ilgiye paralel bir şekilde finansal okuryazarlığın artmadığını ifade etti.

 

Taşpınar, bireylerin geleceğe dair güvensizlik, belirsizlik ve kaygı gibi psikolojik faktörlerden etkilenmelerinin, finansal okuryazarlık seviyesinin katılımcı sayısıyla aynı doğrultuda artış göstermemesinin temel sebepleri olduğunu söyledi.

 

Sosyal medyanın, finansal okuryazarlık üzerindeki etkilerinin çok yönlü olduğunu belirten Taşpınar, bu alandaki platformların, çevrim içi eğitim imkanlarına erişim sağlamasıyla finansal okuryazarlığı desteklediğine dikkati çekti.

 

Taşpınar, sosyal medyanın olumsuz etkilerine yönelik ise "Sosyal medya platformları, yatırımcıları spekülatif davranışlara itebilir. Popüler trendlere katılma arzusu, bilinçli yatırım kararlarının yerine spekülatif eğilimlere yol açabilir. Bu tavsiyelerin güvenilirliği konusunda dikkatli olunmalı. Herkesin finansal uzman olmadığı unutulmamalıdır." değerlendirmesinde bulundu.

 

Teknolojinin ilerlemesiyle finansal okuryazarlığı artırmak için birçok dijital platform ve mobil uygulamanın hayata geçtiğini ifade eden Taşpınar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Finansal Okuryazarlık ve Erişim Derneği, birçok banka ve sivil toplum kuruluşunun bu konuda çalışmalar yürüttüğünü de hatırlattı.

 

Taşpınar, üniversitelerdeki bu alana yönelik çalışmalara dair şunları kaydetti: "Akademik çalışmaların, finansal okuryazarlığın artırılmasına yönelik stratejilerin geliştirilmesinde önemli bir rol oynadığı düşünülmektedir. Bu çabalar, bireylerin finansal konularda daha bilinçli olmalarını sağlayarak ekonomik refahlarını artırmayı hedefler ve toplum genelinde finansal okuryazarlık seviyelerini iyileştirmeyi amaçlar."

25 Şubat 2024 Pazar