tatil-sepeti

İTO’yu ziyaret eden Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Murat Kurum; hedeflerini açıkladı, iş dünyasının beklentilerini dinledi. Kurum, sanayideki direnci artırmanın ve özellikle çip ile insansız hava teknolojileri gibi alanları geliştirmenin öncelikli olduğunu anlattı.


 

Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Murat Kurum, İstanbul Ticaret Odası’nı (İTO) ziyaret etti. İTO Başkanı Şekib Avdagiç ile görüşen Kurum, görüşmenin ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu. Kurum, ziyaret ile İstanbul için hedeflerini anlattığını ve beklentileri dinlediğini söyledi. 

 

İSTANBUL’UN GELECEĞİ 

 

Kurum, İstanbul’da yaşayan her kesimle görüşmeleri sürdürdüklerini belirterek, “İstanbul’un geleceğinin yatırımda, üretimde, istihdamda, kalkınmada ve alın terinde olduğu inancıyla bu ziyaretleri yapıyor ve buna katkı sağlayan herkesi destekliyoruz. Çünkü biz yenilikçi ve girişimci, ekonomide oyun kurucu bir İstanbul vadediyoruz. Bu hedefle de kalıcı istihdam, güçlü ticaret, güçlü ev ekonomisi diyoruz” ifadelerini kullandı. Yüksek katma değerli üretimi ve genç istihdamını belediye olarak güçlü şekilde destekleyeceklerini kaydeden Kurum, İstanbul’u nitelikli üretimin merkezi haline getirecek adımları atacaklarını söyledi.

 

LOJİSTİK PROJELERİ

 

Ulaşım projelerine değinen Kurum, “Yeni lojistik liman projemizle, İstanbul’un her yerine hizmet verecek lojistik merkezleriyle hem şehrimizdeki ihtiyacı gidermiş olacağız hem de şehrin içindeki trafik yükünü şehrin kuzeyine taşımış olacağız. Günlük trafiğin yaklaşık yüzde 25’ini de böylelikle şehrin kuzeyine taşımış oluyoruz” diye konuştu.

 

Kurum, dirençli İstanbul projelerine işaret ederek, “İstanbul’da sanayi yatırımı yapan herkesin işyerini, fabrikasını dirençli hale getirmek için elimizi taşın altına koyacağız. Buradaki amaç, İstanbul’a yeni sanayi tesisleri gelsin değil, mevcut sanayideki direnci artırmak, orayı güçlü hale getirmek ve altyapısıyla birlikte işçi kardeşlerimizin, esnafımızın rahat edeceği, vatandaşımızın hizmetleri çok daha iyi şartlarda alacağı alanların inşasını gerçekleştirmek olacak” dedi. 

 

SIFIR EMİSYON HEDEFİ 2040’TA 

 

Sanayiye yönelik projelerine ilişkin de Murat Kurum, şunları kaydetti: “Tüm fabrikalarımızda ‘endüstriyel simbiyoz’ dediğimiz, bir fabrikanın atığının diğer bir üretim tesisi tarafından kullanıldığı geri dönüşüm anlayışıyla uygulamalarımızı süratle hayata geçireceğiz. Öncelikle İBB’nin ihtiyaç duyduğu enerji kaynağını yenilenebilir enerjiden karşılayacağız. Ardından İstanbul’un sanayisiyle birlikte tüm sanayi tesislerimizin enerji ihtiyacını HES, GES gibi yenilenebilir enerjiden karşılamak suretiyle İstanbul’un havasını da koruyacağız. Burada hedefimiz, tüm Türkiye’de olan 2053 sıfır emisyon hedefini İstanbul’da 2040’ta yakalamak olacak.”

 

YÜKSEK TEKNOLOJİYE ÖZEL ENSTİTÜLER

 

Özellikle çip ve insansız hava teknolojilerine ayrı önem verdiklerini anlatan Kurum, bunların yanında biyoteknoloji, yapay zeka, uzaktan çalışma ve robot teknolojilerine dair de özel enstitüler kuracaklarını kaydetti. Kurum, enstitülerle ilgili olarak, “Enstitülerimizde ara teknik elemanlar yetiştirilecek. Gençlerimizi bu manada yetiştirmiş olacağız. İstanbul ticaretinin en önemli ihtiyacı ara teknik eleman. İBB olarak kuracağımız akademilerle, İTO’muzla, İSO’muzla birlikte bu akademilerde gençlerimizi yetiştireceğiz ve ara eleman olarak sanayimize, üretimimize destek vereceğiz” dedi.

 

HEDEFLER VE BEKLENTİLER KONUŞULDU

 

Cumhur İttifakı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Murat Kurum, İTO’yu ziyaret ederek İTO Başkanı Şekib Avdagiç ile görüştü. Murat Kurum, ziyaret ile İstanbul için hedeflerini anlattığını ve beklentileri dinlediğini söyledi.

 

Avdagiç ise Kurum’un ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, uzun, kapsamlı ve verimli bir toplantı yaptıklarını, görüş alışverişinde bulunduklarını belirtti. Avdagiç, “Bu seçim yarışında kıymetli bakanıma başarılar diliyorum. Allah neticeyi şehir, ülkemiz ve şahsı için hayırlara vesile kılsın diyorum” dedi. Ziyaret sonrası Murat Kurum’u İTO Meclis Başkanı Dr. Erhan Erken ve İTO Yönetim Kurulu uğurladı. 

12 Şubat 2024 Pazartesi

İmalatçı KOBİ'lerin yalın üretim teknikleri ve dijital dönüşümleri Model Fabrika uygulamalarıyla hızlandırılacak.


 

Yetkinlik ve Dijital Dönüşüm Merkezleri (Model Fabrikalar) eğitim ve danışmanlık hizmetleriyle sürekli iyileştirme, yalın üretim, dijital dönüşüm gibi konularda işletmelerin mevcut yapısını değiştirip insan, makine, ekipman, ham madde, malzeme, zaman ve enerji kaynaklarını verimli kullanmalarını ve rekabet güçlerini artırmayı amaçlıyor.

 

Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu kapsamında odak alanlarda stratejilerin hazırlanması, sanayiye ilişkin analizler yapılması, verimliliğin artırılması, çeşitli kamu politika araçlarıyla yerli üretimin ve teknolojik kabiliyetlerin geliştirilmesi, üreticilerin yatırım, üretim ve finansman sürecinin kolaylaştırılması, Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı ile öncelikli sektörlerle yüksek teknolojili ürün üretiminin desteklenmesi hedefleniyor.

 

Model Fabrika uygulamaları ile imalatçı KOBİ'lerin yalın üretim teknikleri ve dijital dönüşümlerini hızlandırmaları sağlanıyor.

 

MODEL FABRİKA SAYISI 14'E ÇIKACAK

 

Adana, Ankara, Bursa, Gaziantep, İzmir, Kayseri, Konya ve Mersin'de Model Fabrikalar hizmet veriyor. Malatya, Samsun, Denizli, Trabzon, Kocaeli ve Eskişehir'de kurulması planlanan söz konusu fabrikalar için illerde yürütücü kuruluşlarla Stratejik Araştırmalar ve Verimlilik Genel Müdürlüğü arasında işbirliği protokolleri imzalandı.

 

Model Fabrika kurulacak illerde bilgilendirme toplantıları düzenlendi. Yeni kurulumlarda, mevcut Model Fabrika deneyimlerinden faydalanılması amacıyla danışman Model Fabrika eşleşmeleri yapıldı ve gerekli bilgilendirmeler sağlandı. Eskişehir ve Samsun'da Model Fabrikaların bu yıl faaliyete geçmesi planlanıyor.

 

5 ODAK NOKTASI BULUNUYOR

 

Model Fabrikalarla hata yapma özgürlüğünün olduğu gerçek bir üretim ortamında, deneyimsel öğrenme teknikleri kullanılarak verimlilik temelli dönüşümün öğretilmesini ve yaygınlaştırılmasını sağlayan eğitim ve danışmanlık hizmetlerinin verilmesi amaçlanıyor.

 

Söz konusu fabrikaların, farkındalık ve deneyimsel eğitimler, öğren-dönüş programları, proje uygulama ve işbirliği faaliyetleri gibi 5 ana odak noktası bulunuyor. Belirlenen işletmelere öğren-dönüş programı kapsamında deneyimsel eğitimler ve danışmanlık/koçluk hizmetleri de veriliyor.

 

Türkiye'nin verimlilik odaklı ulusal kalkınması için önemli araçlarından olan Model Fabrikalar, yalın ve dijital dönüşüm uygulamaları ile Öğren-Dönüş programlarını daima merkezde tutan, verimlilik ekosisteminin temel aktörleri ile işbirlikleri kuran, kurumsal kapasite ve yetkinlik gelişim esasıyla kendisini sürekli yenileyen, stratejik bir anlayışla yönetilen ve faaliyetleri sonucunda izlenebilir, etkisi ölçülebilir ve ölçeklenebilir çıktılar üretmesi için kurgulanan eğitim ve danışmanlık merkezleri olarak kabul ediliyor.

 

VERİMLİLİKTE YÜZDE 76'YA, ÜRETİMDE YÜZDE 140'A VARAN ARTIŞ

 

Öte yandan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, işletmelerde verimliliğin artırılması ve dijital dönüşüm süreçlerinin hızlandırılması adına "Model Fabrika"ları hayata geçirdiklerini, bu fabrikalarda işletmelerle birlikte dijital dönüşüm, sürekli iyileştirme, yalın üretim gibi alanlarda eğitim ve danışmanlık hizmetleri sunduklarını, destek sağlanan işletmelerde önemli düzeyde performans artışlarına tanık olduklarını anlatmıştı.

 

Verimlilikte yüzde 76'ya, üretimde yüzde 140'a varan artışın yanı sıra ürün maliyetinde yüzde 18 tasarruf sağladıklarını aktaran Kacır, "Elde edilen rakamlar, gelecek adına bizleri umutlandırıyor. Önümüzdeki dönemde de 8 olan model fabrika sayımızı 14'e çıkarmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz." diye konuşmuştu.

25 Şubat 2024 Pazar

Akademisyenler, piyasalarda riskli enstrümanlara da erişimi kolaylaştıran teknolojik gelişmelerden, finansal okuryazarlığı artırmak için yararlanılabileceğini belirterek, küçük yatırımcılara finansal okuryazarlıklarını artırmaları önerisinde bulundu.


 

sermaye piyasalarında farklı yatırım araçlarına yönelim giderek artarken finansal okuryazarlığa yönelik çalışmalar da hızlandı. Bu anlamda sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarının yanında, finansal okuryazarlık 2024 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı'nda da yer aldı.

 

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında gerçekleştirilen şubat ayı Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) toplantısında konu ele alınırken, sermaye piyasalarının derinliği ve etkinliğinin artırılarak kaynakların daha üretken alanlara yönelmesi amacıyla finansal okuryazarlığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdüğü belirtildi.

 

Toplantı sonrası yapılan açıklamada, bu çalışmalarla bireysel tasarrufların daha etkin kullanılması ve makro düzeyde tasarruf oranlarının artırılmasının amaçlandığı vurgulandı.

 

ÖĞRENCİLERE FİNANSAL OKURYAZARLIK DERSLERİ

 

Gaziantep Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Halil Ekşi, finansal okuryazar olabilmek için ileri düzeyde finansal bilgiye sahip olma zorunluluğunun olmadığını söyledi.

 

Serbest piyasa ekonomisinin yaygınlaşması ve sermaye piyasalarına sunulan enstrümanların çeşitlenmesinin finansal farkındalığın oluşmasını sağladığını belirten Ekşi, son yıllarda özellikle bireysel yatırımcıların varlıklarını, borsada ve kripto paralarda değerlendirdiğini ifade etti.

 

Ekşi, bu durumun finansal okuryazar olmayı gerekli kıldığına dikkati çekerek "Finansal piyasalarda ürün çeşitliliğinin artması, ekonomik değişimler ve nüfusun artması yatırımcı sayısının yükselmesine sebep olmuştur ancak sadece yatırımcı sayısının çoğalması değil aynı zamanda nitelikli ve bilgili yatırımcının artması gereklidir." dedi.

 

Araştırmaların, Z kuşağı olarak tanımlanan 18-25 yaş arası gençlerin dörtte birinin borsaya yöneldiğini gösterdiğini ifade eden Ekşi, bu gençlerin sadece üçte birinin finansal bilgiye sahip olduğunu aktardı. Ekşi, son yıllarda sosyal medyanın gençlerin kararları üzerinde etkili olabildiğini ve bunun riskleri artırdığı değerlendirmesinde bulunarak, şunları kaydetti: “Gençlerin yatırım kararı alırken sosyal medyanın etkisi altında kaldığı, kişi veya kişilerin tutumlarına göre karar verdiği açıktır ancak sırf moda veya bir trend olarak finansal okuryazarlığa sahip olmayan kişilerin yatırım kararı almaları, alınan kararların riskli olabileceğini göstermektedir. Sadece sosyal medyaya bakarak yatırım kararı almak veya finansal bilgi öğrenmeye çalışmak doğru değildir.”

 

Türkiye için de finansal okuryazarlığın gelişmesinin önemli olduğunu vurgulayan Ekşi, gelişmiş bir finansal okuryazarlığın o ülkenin ekonomik politikalarının istikrarlı ve başarılı şekilde uygulanmasına olumlu yansıdığının altını çizdi. Ekşi, bu anlamda finans dersleri, üniversitede çeşitli konferans ve etkinliklerle gençlerin finansal okuryazarlığını artırmaya çalıştıklarını belirtti.

 

BAZI SOSYAL MEDYA PLATFORMLARI FİNANSAL OKURYAZARLIĞI DESTEKLİYOR

 

Doğu Akdeniz Üniversitesi İşletme ve Ekonomi Fakültesi Bankacılık ve Finans Bölümü Başkanı Yrd. Doç. Dr. Nigar Taşpınar ise sermaye piyasalarına artan ilgiye paralel bir şekilde finansal okuryazarlığın artmadığını ifade etti.

 

Taşpınar, bireylerin geleceğe dair güvensizlik, belirsizlik ve kaygı gibi psikolojik faktörlerden etkilenmelerinin, finansal okuryazarlık seviyesinin katılımcı sayısıyla aynı doğrultuda artış göstermemesinin temel sebepleri olduğunu söyledi.

 

Sosyal medyanın, finansal okuryazarlık üzerindeki etkilerinin çok yönlü olduğunu belirten Taşpınar, bu alandaki platformların, çevrim içi eğitim imkanlarına erişim sağlamasıyla finansal okuryazarlığı desteklediğine dikkati çekti.

 

Taşpınar, sosyal medyanın olumsuz etkilerine yönelik ise "Sosyal medya platformları, yatırımcıları spekülatif davranışlara itebilir. Popüler trendlere katılma arzusu, bilinçli yatırım kararlarının yerine spekülatif eğilimlere yol açabilir. Bu tavsiyelerin güvenilirliği konusunda dikkatli olunmalı. Herkesin finansal uzman olmadığı unutulmamalıdır." değerlendirmesinde bulundu.

 

Teknolojinin ilerlemesiyle finansal okuryazarlığı artırmak için birçok dijital platform ve mobil uygulamanın hayata geçtiğini ifade eden Taşpınar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Finansal Okuryazarlık ve Erişim Derneği, birçok banka ve sivil toplum kuruluşunun bu konuda çalışmalar yürüttüğünü de hatırlattı.

 

Taşpınar, üniversitelerdeki bu alana yönelik çalışmalara dair şunları kaydetti: "Akademik çalışmaların, finansal okuryazarlığın artırılmasına yönelik stratejilerin geliştirilmesinde önemli bir rol oynadığı düşünülmektedir. Bu çabalar, bireylerin finansal konularda daha bilinçli olmalarını sağlayarak ekonomik refahlarını artırmayı hedefler ve toplum genelinde finansal okuryazarlık seviyelerini iyileştirmeyi amaçlar."

25 Şubat 2024 Pazar