Perşembe21 Mayıs 202612:00İSTPİYASAAÇIK

Makrofajların canlı kanser hücrelerine saldırdığı ilk kez görüntülendi

Bilim insanları, makrofaj bağışıklık hücrelerinin canlı melanom hücrelerine saldırıp onları yuttuğunu gerçek zamanlı olarak görüntüledi. Bulgular, mevcut immünoterapilere yanıt vermeyen tümörler için yeni tedavi hedeflerinin araştırılmasına kapı aralıyor.

İstanbul Ticaret Gazetesi

Yayınlanma

Güncellenme

Paylaş
Makrofajların canlı kanser hücrelerine saldırdığı ilk kez görüntülendi

Kanser immünoterapilerinde uzun süredir ana odak, tümör hücrelerini tanıyıp yok edebilen T hücreleri üzerinde yoğunlaşıyor. İleri evre melanom tedavisinde önemli sonuçlar sağlayan bu yaklaşım, her hastada aynı başarıyı göstermediği için bilim dünyası kanserle mücadelede farklı bağışıklık hücrelerinin rolünü daha yakından incelemeye başladı. Avustralya’daki Garvan Tıp Araştırma Enstitüsü araştırmacıları, bu alanda dikkat çekici bir bulguya ulaştı. Journal of Experimental Medicine dergisinde yayımlanan çalışmada, makrofaj adı verilen bağışıklık hücrelerinin canlı melanom hücrelerine aktif olarak saldırdığı ve onları yuttuğu gerçek zamanlı görüntülerle ortaya kondu.

 

MAKROFAJLARIN ROLÜ YENİDEN TANIMLANIYOR
Makrofajlar, bağışıklık sisteminde genellikle ölü hücreleri, doku kalıntılarını ve yabancı maddeleri temizleyen hücreler olarak biliniyor. Ancak araştırmacılar, bu hücrelerin bazı alt gruplarının kanserle mücadelede daha aktif bir rol üstlenebileceğini gösterdi. Melanom tümörlerinde makrofajlar, tümör içindeki hücre popülasyonunun yüzde 30’una kadarını oluşturabiliyor. Buna rağmen bu hücrelerin tümör büyümesini destekleyip desteklemediği ya da baskılayıp baskılamadığı uzun süredir net olarak açıklanamıyordu. Dr. Yuki Keith ve ekibi, deri makrofajları içinde CD169 adlı proteini üreten özel bir alt gruba odaklandı. Araştırma, bu hücrelerin tümör kenarlarında kümelendiğini ve canlı melanom hücrelerine doğrudan saldırdığını gösterdi.

 

CANLI TÜMÖR HÜCRELERİNİ YUTTULAR
Araştırmacılar, gelişmiş canlı doku görüntüleme yöntemi olan intravital iki fotonlu mikroskopi tekniğini kullandı. Bu yöntem sayesinde CD169 pozitif makrofajların canlı bir sistem içinde melanom hücreleriyle nasıl etkileşime girdiği izlenebildi. Görüntülerde, makrofajların tümör sınırlarında aktif biçimde hareket ettiği ve canlı kanser hücrelerini yuttuğu görüldü. Bu bulgu, makrofajların yalnızca ölü dokuları temizleyen hücreler olmadığına, bazı koşullarda doğrudan kanser hücrelerine karşı da harekete geçebildiğine işaret ediyor. Çalışmanın kıdemli yazarı Prof. Tri Phan, makrofajların tıp literatüründe çoğunlukla temizlik göreviyle anıldığını belirtti. Phan, elde edilen görüntülerin bu hücrelerin canlı kanser hücrelerini hedef alarak tümör büyümesini sınırlandırabildiğini gösterdiğini ifade etti.

 

T VE B HÜCRELERİNDEN BAĞIMSIZ SALDIRI
Araştırmanın en dikkat çekici yönlerinden biri, makrofajların bu saldırıyı T ve B hücrelerinden bağımsız şekilde gerçekleştirmesi oldu. Kanser immünoterapilerinde bugüne kadar öne çıkan mekanizmaların önemli bir bölümü T hücrelerinin tümöre yönlendirilmesine dayanıyordu. Garvan ekibinin bulguları ise bağışıklık sisteminin farklı bir kolunun da doğrudan kanser hücrelerine karşı etkili olabileceğini gösteriyor. Bu durum, özellikle mevcut immünoterapilere yanıt vermeyen tümörler için yeni araştırma alanları oluşturuyor. Araştırmaya göre CD169 pozitif makrofajlar, yalnızca kanser hücrelerini yutmakla kalmıyor. Bu hücreler, kanserli yapıyı parçaladıktan sonra ona ait biyolojik parçaları kendi yüzeylerinde sergileyebiliyor.

 

SOĞUK TÜMÖRLER İÇİN YENİ HEDEF
Bu mekanizma, T hücrelerinin tümör içine girmesini kolaylaştırabilecek bir işaretleme süreci olarak değerlendiriliyor. Özellikle 'soğuk tümör' olarak adlandırılan ve T hücrelerinin tümör dokusuna yeterince sızamadığı kanser türlerinde bu bulgu önem taşıyor. Mevcut immünoterapiler, bu tür tümörlerde çoğu zaman sınırlı etki gösterebiliyor. CD169 pozitif makrofajların tümör kenarlarında aktif hale gelmesi ve kanser hücrelerini işaretleyebilmesi, yeni kombinasyon tedavileri için araştırılabilecek bir hedef sunuyor. Avustralya Melanom Enstitüsü tarafından insan doku örnekleri üzerinde yapılan paralel testler de benzer makrofajların insan melanom tümörlerinin kenar bölgelerinde yoğunlaştığını gösterdi.

 

HEDEFLİ TEDAVİLERDE KOMBİNASYON ARAYIŞI
Araştırmacılar, CD169 pozitif makrofajların kontrol edilebilmesi halinde kanserle mücadelede vücudun doğal bağışıklık kapasitesinden daha etkili biçimde yararlanılabileceğini belirtiyor. Prof. Tri Phan, bu hücrelerin sayısını artıran, kansere karşı daha aktif hale getiren veya kanser hücrelerini işaretleme yeteneklerini güçlendiren tedavi kombinasyonlarının gelecekte araştırılabileceğini ifade etti. Makrofajların birçok katı tümör türünde yaygın olarak bulunması, keşfin yalnızca melanomla sınırlı kalmayabileceğini gösteriyor. Garvan ekibinin çalışması, kanser immünoterapilerinde makrofajları hedef alan yeni yaklaşımlar için önemli bir araştırma zemini sunuyor.

Haber: OSMAN KUVVET

İstanbul Ticaret Gazetesi – Editör

Yorumlar

Yorum yazmak için .

Yorumlar yükleniyor…

Makrofajların canlı kanser hücrelerine saldırdığı ilk kez görüntülendi — İstanbul Ticaret Gazetesi