Uzay araştırmalarında bugüne kadar uygulanan ‘hedefi belirle ve git’ stratejisi, yerini ‘git ve bekle’ yaklaşımına bırakıyor. Avrupa Uzay Ajansı (ESA), 2029 yılında fırlatmayı planladığı Kuyrukluyıldız Önleme Görevi (Comet Interceptor - CI) ile Güneş Sistemi'nin dışından gelen misafirleri, yani Yıldızlararası Nesneleri (ISO) yakalamayı hedefliyor.
Edinburgh Üniversitesi Astronomi Enstitüsü’nden Colin Snodgrass liderliğindeki bir ekip tarafından hazırlanan ve arXiv ön baskı sunucusunda yayımlanan ‘Yıldızlararası Nesneleri İntersepte Etmek’ başlıklı makale, bu yeni görev mimarisinin detaylarını ortaya koydu. Makale, Birleşik Krallık Uzay Sınırları 2035 çalışmasına sunuldu.
HEDEF BELİRLENMEDEN FIRLATILACAK
ESA’nın geliştirdiği bu yeni konsept, önceki kuyrukluyıldız görevlerinden (Rosetta, Deep Impact, Stardust) temel bir farkla ayrılıyor. Uzay aracı, belirli bir hedef için değil, uzayda bir park yörüngesinde beklemek üzere fırlatılacak. Güneş Sistemi'nin derinliklerinden veya başka bir yıldız sisteminden gelen, daha önce hiç keşfedilmemiş "uzun dönemli" bir kuyrukluyıldız veya yıldızlararası bir nesne tespit edildiğinde, araç hızla harekete geçerek bu nesneyle buluşacak.
Bu strateji, Güneş Sistemi'ne ani giriş yapan ve kısa sürede terk eden 2I/Borisov veya 3I/ATLAS gibi yıldızlararası nesneleri incelemek için tek gerçekçi yöntem olarak görülüyor.
GEZEGEN OLUŞUMUNUN FARKLI SENARYOLARI
Bilim insanları, kendi Güneş Sistemimizin evrendeki diğer sistemlere kıyasla bir ‘aykırı değer’ olabileceğini düşünüyor. Örneğin, en yaygın ötegezegen türü olan ‘Neptün altı’ gezegenler bizim sistemimizde bulunmuyor. Başka bir yıldız sisteminden kopup gelen bir kuyrukluyıldızın (ISO) incelenmesi, galaksinin farklı köşelerindeki gezegen oluşum süreçlerini karşılaştırmak için eşsiz bir fırsat sunuyor.
Yazarlar, bu nesnelerin diğer gezegen sistemlerinin ‘inşaat artıkları’ olduğunu ve yıldızlarına çok uzak mesafelerde donmuş halde korundukları için milyarlarca yıl önceki koşulları bugüne taşıdıklarını belirtiyor.
YAŞAMINT YAPI TAŞLARI BAŞKA YERLERDE DE VAR MI?
Daha önce Rosetta görevi, 67P kuyrukluyıldızında amino asit glisin ve DNA'nın bileşeni olan fosfor gibi yaşamın yapı taşlarını tespit etmişti. Eğer benzer organik moleküller, başka bir yıldız sisteminden gelen bir kuyrukluyıldızda da bulunursa, bu keşif evrende yaşamın yaygınlığına dair teorileri kökten değiştirebilir.
VERA RUBİN GÖZLEMEVİ İLE YENİ KEŞİFLER
Yakında faaliyete geçecek olan Vera Rubin Gözlemevi'nin, en az 10 yeni yıldızlararası nesne tespit etmesi bekleniyor. Bu veriler, uzayda bekleyen görev araçları için potansiyel hedefleri belirlemede kritik rol oynayacak. Düşük maliyetli olarak tasarlanan CI görevi, gelecekteki daha kapsamlı yıldızlararası keşifler için bir ‘kavram kanıtı’ (proof of concept) niteliği taşıyor.