Evrenin makro ölçekteki yapısını olağanüstü bir doğrulukla açıklayan genel görelilik ile atom altı parçacıkların mikro dünyasını kusursuzca tanımlayan kuantum mekaniği, bugüne kadar asla tam anlamıyla uzlaştırılamadı. Sicim teorisi veya döngüsel kuantum kütleçekimi gibi birçok umut verici yaklaşım ortaya atılsa da, bu teorileri kanıtlayacak ölçülebilir deneysel verilerin eksikliği bilimin elini kolunu bağlıyordu.
TU Wien Teorik Fizik Enstitüsü'nden Benjamin Koch liderliğindeki araştırma ekibi, geliştirdikleri yeni yöntemle bu belirsizlik bulutunu dağıtmaya hazırlanıyor.
KÜLKEDİSİ MASALI VE KAYIP AYAKKABI
Araştırmanın başındaki isim olan Benjamin Koch, bilim dünyasının içinde bulunduğu çıkmazı çarpıcı bir ‘Külkedisi’ metaforuyla açıklıyor: "Ortada pek çok prenses adayı (teori) var ancak doğru olanı bulmak için prensin elindeki o cam ayakkabıya (ölçülebilir gözlem) ihtiyacımız var. Kuantum kütleçekiminde bugüne kadar böyle bir ayakkabımız yoktu."
Ekip, bu eksik ayakkabıyı bulmak için genel göreliliğin merkezinde yer alan ‘jeodezik’ (eğri uzay-zamanda iki nokta arasındaki en kısa yol) kavramına odaklandı. Kuantum kurallarını bu uzay-zaman eğriliğine uygulayan araştırmacılar, klasik jeodezik fikrinin ötesine geçerek ‘q-dezik’ adını verdikleri yepyeni bir denklem ortaya çıkardı.

KOZMİK ÖLÇEKLERDEKİ BÜYÜK SÜRPRİZ
Bu yeni denklemin test edilebilirliği ise bilim dünyasında büyük bir heyecan yarattı. Araştırma ekibi, Güneş'in yerçekimi gibi sabit bir alanı kuantum versiyonuyla modelediğinde çarpıcı sonuçlar elde etti.
ASTRONOMİ İÇİN YENİ BİR UFUK
Physical Review D dergisinde yayımlanan bu tarihi bulgular, sadece yeni bir matematiksel çerçeve sunmakla kalmıyor; aynı zamanda astronomik gözlemler kullanılarak kuantum yerçekimini fiziksel olarak test etmenin bir yolunu gösteriyor.
Benjamin Koch, bu yeni yaklaşımın sarmal galaksilerin dönüş hızlarındaki anormallikler gibi uzayın çözülememiş büyük bilmecelerine ışık tutabileceğini belirtiyor. Fizikçiler şimdi, keşfettikleri bu ‘cam ayakkabının’ hangi kuantum kütleçekim teorisine tam olarak uyacağını bulmak için uzayın derinliklerinden gelecek astronomik verileri bekliyor.