İran'da ekonomik sorunlar nedeniyle başlayan ve hızla rejim karşıtı protestolara dönüşen olaylar, küresel güçlerin de dahil olmasıyla jeopolitik bir satranç oyununa dönüştü. İstanbul Ticaret Gazetesi yazarı Hikmet Baydar, bu haftaki yazısında İran'daki gelişmelerin global ekonomiye olası yansımalarını kaleme aldı.
Hikmet Baydar'ın bu haftaki yazısı şöyle:
İran’daki gelişmeler ve global ekonomiye yansımaları!
İran’da başlayan olaylarla birlikte ABD, Rusya, Çin ve İsrail’den gelen açıklamalar global anlamda gerginliğin artmasına neden oldu.
Konu sadece bir halkın tepkisi olmaktan çıktı, rejim değişikliğine teşebbüs ve bu teşebbüse dışarıdan destek verilmesine dönüştü. Bu arada Çin ve Rusya’nın tutumu da İran’da ciddi bir güç savaşına dönüşmüş durumda.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, “İran'ın iç siyasi süreçlerine yönelik dışarıdan yıkıcı müdahaleyi şiddetle kınıyoruz” açıklamasında bulundu. Bu kınamanın arkasında askeri anlamda ne gibi destek verileceğine dair hiçbir açıklama da bulunmaması dikkat çekici.
‘ARZ KESİNTİSİ’ SENARYOLARI
Uzun zamandır yaptırımlarla mücadele eden İran, yaşanan ekonomik krizin de etkisinde bulunuyor. İran’da protestoların şiddetlenmesi ve Tahran yönetiminin ABD ile İsrail’e yönelik sert uyarıları, piyasada ‘arz kesintisi’ senaryolarını yeniden canlandırdı. Günde yaklaşık 3.2 milyon varil ham petrol üreten ve bunun yaklaşık 2 milyon varilini ihraç eden İran, OPEC’in dördüncü büyük üreticisi konumunda. Olası bir askeri veya siyasi tırmanmanın, yalnızca İran üretimini değil, küresel petrol ticaretinin en kritik geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı’nı da etkileyebileceği endişesi fiyatlara yansıyor. Bu gelişmelerin ışığında brent petrol varil fiyatı 60 dolar seviyesinden 65.90 dolar seviyelerine kadar hızlı bir şekilde yükseldi.
Brent petrol fiyatlarının artması son derece önemli. ABD’nin yumuşak karnıdır diyebiliriz. Petrol fiyatları yükselirse, ABD’de enflasyon yükselecektir. O zaman da faiz indirimleri mümkün olamayacak. Venezuela petrollerinin kontrolü de petrol fiyatlarının kontrolü amacı taşıyor. Buradaki arz ile fiyatları aşağı yönlü baskılamak hedefleniyor.
TİCARETE YÜZDE 25 VERGİ
İran’a yapılabilecek bir müdahaleye karşı Rusya veya Çin’in doğrudan taraf olmasını beklemiyoruz. Ancak son zamanlarda İran’a gelen Rus kargo uçakları ciddi bir hazırlığın yapıldığını bize gösteriyor.
Trump’ın İran’la ticaret yapan ülkelere yüzde 25 vergi uygulanacağını açıklaması ise bizi yakından ilgilendiriyor. Bir yandan yanı başındaki komşu ülkeyle ticaretimizi zora sokuyor, diğer yandan da ABD’ye yapılacak ihracatın zora girmesine neden olacak riskler.
Bu durumda Türkiye’nin ihracatında önümüzdeki dönemde önemli riskler karşımıza çıkacak. Bu nedenle bir B planına ihtiyacımız olabilir. Enerji fiyatlarındaki artış nedeniyle akaryakıt pompa fiyatlarına gelen zam, gelecekte ülkemizde de enflasyonla mücadelede aksama yaşanma riskini artırıyor.
Bir sıcak temas olması durumunda, eğer kısa sürede sonuçlanmazsa, global piyasalarda da önemli etkileri olacaktır. Kaldı ki, Çin’in ve Rusya’nın dahil olması riski ise tehlikenin büyüklüğünü gösteriyor.
Global riskleri ve gelebilecek yeni yaptırımları düşünerek tedbirli olmakta fayda var.