İnme tedavisinde devrim: Beyin hasarını onaran nanoteknoloji

ABD'li bilim insanları, inme (felç) sonrası beyinde oluşan kalıcı hasarı önleyebilecek çığır açıcı bir nanoteknoloji geliştirdi. ‘Dans eden moleküller’ olarak adlandırılan yeni tedavi yöntemi, tek bir enjeksiyonla kan-beyin bariyerini aşarak hasarlı dokuyu onarıyor.

Giriş: 19.01.2026 - 13:59
Güncelleme: 19.01.2026 - 13:59
İnme tedavisinde devrim: Beyin hasarını onaran nanoteknoloji

Dünya genelinde ölüm ve kalıcı sakatlıkların önde gelen nedenlerinden biri olan akut iskemik inme tedavisinde, Northwestern Üniversitesi araştırmacılarından umut verici bir haber geldi. Araştırma ekibi, beyne kan akışı yeniden sağlandığında (reperfüzyon) ortaya çıkan ve hücre ölümüne yol açan ikincil hasarı durduran, enjekte edilebilir rejeneratif bir nanomalzeme geliştirdi.


Neurotherapeutics dergisinde yayımlanan çalışma, tıbbi müdahalelerin en zorlu engellerinden biri olan ‘kan-beyin bariyerini’ aşabilen bu teknolojinin, mevcut tedavilerle birlikte kullanılarak felç sonrası iyileşme sürecini hızlandırabileceğini ortaya koyuyor.


KAN-BEYİN BARİYERİNİ AŞAN TEKNOLOJİ

Geliştirilen tedavi, Northwestern Üniversitesi’nden araştırmacı Samuel I. Stupp’un öncülüğünde üretilen ‘supramoleküler terapötik peptitler’ (STP'ler) teknolojisine dayanıyor. Daha önce omurilik yaralanmalarında felci tersine çevirme yeteneğiyle dikkat çeken ve hareketli yapıları nedeniyle ‘dans eden moleküller’ olarak bilinen bu yapılar, şimdi de inme tedavisinde kullanılıyor.


Yeni çalışmada, bu dinamik moleküler düzeneklerin damar yoluyla verilebildiği, böylece riskli beyin ameliyatlarına veya doğrudan enjeksiyona gerek kalmadan tedavinin uygulanabileceği kanıtlandı.


‘BEKLENEN MUCİZEVİ TEDAVİ OLABİLİR’

Çalışmanın eş yazarı ve Northwestern Üniversitesi Feinberg Tıp Fakültesi Nöroloji Doçenti Dr. Ayush Batra, mevcut klinik yaklaşımların tamamen kan akışını geri getirmeye odaklandığını belirtti. Batra, ‘Nöron iyileşmesini kolaylaştıran ve hasarı en aza indiren bir tedavi tıp dünyasının 'kutsal kasesi' olurdu. Bu çalışma bizi, henüz karşılanmamış bu büyük ihtiyacı giderecek teknolojilere götürüyor’ değerlendirmesinde bulundu.


DENEYLERDE YÜZDE 100 BAŞARI VE SIFIR TOKSİSİTE

Araştırmacılar, iskemik inme modeli oluşturulan fareler üzerinde yaptıkları deneylerde, kan akışı yeniden sağlandıktan hemen sonra tek bir doz intravenöz (damar içi) tedavi uyguladı. Sonuçlar çarpıcıydı:


Tedavi edilen deneklerde beyin hasarı önemli ölçüde azaldı.


Enflamasyon (iltihaplanma) belirtileri geriledi.


Büyük organlarda herhangi bir yan etki veya toksisiteye rastlanmadı.


Moleküllerin kan-beyin bariyerini geçerek hasarlı bölgeye ulaştığı ve bağışıklık hücreleriyle etkileşime girdiği gözlemlendi.


ALS VE BEYİN TRAVMALARINA DA UMUT IŞIĞI

Rejeneratif Nanotıp Merkezi Kurucu Direktörü Samuel I. Stupp, teknolojinin sadece inme ile sınırlı kalmayacağını vurguladı. Stupp, "Bu sistemik uygulama mekanizması ve kan-beyin bariyerini geçebilme yeteneği; travmatik beyin yaralanmaları ve ALS gibi nörodejeneratif hastalıkların tedavisinde de faydalı olabilecek önemli bir ilerlemedir" dedi.


SİSTEM NASIL ÇALIŞIYOR?

İnme sırasında beyne giden kan akışı durur ve pıhtı açıldığında ani kan akışı (reperfüzyon) zararlı bir zincirleme reaksiyon başlatır. Geliştirilen ‘dans eden moleküller’, bu aşamada devreye giriyor. Sürekli hareket halinde olan bu moleküller, hücresel reseptörleri bularak sinir hücrelerine ‘kendini onar’ sinyali gönderiyor. Bu süreç, sinir liflerinin yeniden büyümesine ve kopan iletişimin geri kazanılmasına yardımcı oluyor.