Avrupa Hidrojen Enerji Konferansı'nda (EHEC) 11 Mart'ta imzalanan anlaşma, yeşil hidrojenin "pahalı yakıt" imajını değiştirmeye aday. Mevcut sistemlerin aksine, güneş enerjisinin dalgalanan yapısına mükemmel uyum sağlayan bu teknoloji, üretilen hidrojeni Enagás’ın boru hatlarına doğrudan karıştırarak altyapı maliyetlerinden tasarruf sağlıyor.
ELEKTROLİZDE 'Lazarus' ETKİSİ
Standart elektrolizörlerin en büyük zafiyeti, güneş veya rüzgar gibi değişken güç kaynaklarıyla çalışırken donanım hasarı ve güvenlik riskleri barındırmasıdır. H2Pro’nun geliştirdiği Ayrıştırılmış Su Elektrolizi (DWE) teknolojisi bu darboğazı şu şekilde aşıyor:
10 MWP KAPASİTEYLE BAŞLAYAN STRATEJİK YOLCULUK
Proje, başlangıç aşamasında 10 MWp güneş enerjisi üretimiyle desteklenen 5 MW'lık bir DWE sistemiyle operasyona geçecek. Ancak ortakların nihai hedefi, tesisi 80 MWp güneş kapasitesiyle desteklenen 50 MW'lık dev bir RFNBO (Biyolojik Olmayan Kökenli Yenilenebilir Yakıtlar) merkezine dönüştürmektir.

AVRUPA’NIN ENERJİ BAĞIMSIZLIĞI VE H2MED
Extremadura’daki bu tesis, sadece İspanya yerel pazarı için değil, Avrupa’nın gelecekteki enerji koridoru H2Med hidrojen ana hattı üzerinde kritik bir besleyici rolü üstlenecek. Kısa vadede üretilen hidrojen mevcut doğalgaz hatlarına enjekte edilerek emisyonlar azaltılırken, uzun vadede Avrupa ağır sanayisinin ana enerji kaynağı olması hedefleniyor.
Doral Hydrogen CEO'su Yam Efrati, bu şebeke dışı modelin şirketin 1 GW’lık küresel portföyünde tekrarlanabileceğini belirterek; "Doğrudan yenilenebilir enerjiyle çalışabilen sistemler proje tasarımını basitleştiriyor. Bu, uygun fiyatlı yeşil yakıta geçişin anahtarıdır," açıklamasında bulundu.