Savunma ve havacılık sektörünün lider oyuncularından BAE Systems, modern savaş alanlarının çehresini değiştirecek bir teknolojik sıçramaya imza attı. Şirket, gerçekleştirdiği çoklu test etkinliklerinde, düşman savunma mekanizmalarını ve elektromanyetik spektrum koordinasyonunu felç eden ölçeklendirilmiş elektromanyetik saldırı yeteneklerini başarıyla sergiledi. Yeni sistem, yüksek performanslı EA donanımının küçültülmüş ve modüler bir versiyonu olarak tanımlanıyor.
MODÜLER TASARIM VE YÜKSEK ERİŞİLEBİLİRLİK
BAE Systems’in tanıttığı bu sistem, geleneksel ve hantal elektronik harp ekipmanlarının aksine 'kompakt' formuyla ön plana çıkıyor. Bu yapı, farklı görev profillerine sahip birden fazla platformdan aynı anda 'kitlesel elektromanyetik etki' yaratılmasına olanak tanıyor. Şirket, bu teknolojinin 'uygun fiyatlı dağıtılmış bir ağ' kurmayı mümkün kıldığını belirtiyor.
Sistemin Temel Özellikleri:
ABD HAVA KUVVETLERİ İLE KRİTİK İŞ BİRLİĞİ
Sistemin prototip testleri, ABD Hava Kuvvetleri ile koordineli bir şekilde gerçekleştirildi. Testler sırasında prototip, bir uçağın silah bölmesinde uçurularak Grup 4 ve Grup 5 (en büyük askeri İHA kategorileri) insansız hava araçlarını temsil eden senaryolarda denendi. Başarılı sonuçlar, üçüncü taraf yazılımların dahi sisteme hızlıca entegre edilebileceğini kanıtladı.
PLATFORM UYUMLULUĞU VE KULLANIM ALANLARI
Yeni modüler sistem, görev gereksinimlerine göre özelleştirilebiliyor. Özellikle İHA ve füze tehditlerine karşı koymak için hayati önem taşıyan bu teknoloji, aşağıdaki platformlara uygulanabiliyor:
Platform Türü | Uygulama Yöntemi |
İnsansız Hava Araçları (İHA/SİHA) | Silah bölmesi veya gövde altı entegrasyon |
İşbirlikçi Savaş Uçakları (CCA) | Kanat altı pod uygulamaları |
Kara Araçları | Mobil bozucu (jammer) istasyonları |
Sabit İstasyonlar | Stratejik bölge koruma ve spektrum engelleme |
ELEŞTİRİLERİN ODAĞINDAKİ SAVUNMA DEVİ
İngiltere'nin en büyük savunma yüklenicisi olan BAE Systems, bu teknolojik başarılarının yanı sıra küresel ticari ağındaki genişlik nedeniyle eleştirilerin de odağında yer alıyor. Action on Armed Violence (AOAV) tarafından hazırlanan 2024 tarihli rapora göre şirket, 80'den fazla ülkeye silah ve askeri teçhizat tedarik ediyor. Bu durum, BAE Systems'in 'dünyanın yarısını silahlandırdığı' eleştirilerini ve insan hakları ihlalleri şüphesi bulunan ülkelerle ilişkilerine dair tartışmaları beraberinde getiriyor.