Alzheimer ve diğer demans türlerinin küresel ekonomik yükü her geçen yıl ağırlaşıyor. 2025 yılı verilerine göre, bu hastaların bakım maliyetinin 400 milyar dolara yaklaşması, erken teşhis ve önleyici tedavilerin ticari ve sosyal önemini artırıyor. St. Louis'deki Washington Üniversitesi Tıp Fakültesi araştırmacıları, tek bir kan testiyle Alzheimer belirtilerinin ne zaman başlayacağını 3 ila 4 yıllık bir yanılma payıyla öngörebilen bir model geliştirdi. Geliştirilen bu yeni kan testi, mevcut pahalı beyin taramaları ve invaziv omurilik sıvısı testlerine göre çok daha ekonomik ve erişilebilir bir alternatif sunuyor.
ERKEN TEŞHİSİN TİCARİ VE KLİNİK AVANTAJLARI
Araştırmanın kıdemli yazarı Dr. Suzanne E. Schindler, geliştirilen modelin klinik deney süreçlerini hızlandıracağını vurguluyor. Geleneksel yöntemlerle yıllar süren ve yüksek maliyetli olan önleyici tedavi araştırmaları, bu ‘tahmin saati’ sayesinde çok daha hedefli ve hızlı hale gelecek.
Yeni sistemin sunduğu temel avantajlar şunlardır:
P-TAU217 PROTEİNİ: ‘BEYNİN YAŞ HALKALARI’
Tahmin modelleri, kan plazmasında bulunan p-tau217 adlı bir proteinin ölçülmesine dayanıyor. Araştırmacılar, bu proteinin seviyelerini analiz ederek bir kişinin Alzheimer belirtilerini yaşamaya başlayacağı yaşı tahmin edebiliyor.
Nöroloji eğitmeni Dr. Kellen K. Petersen, bu proteinlerin birikimini bir ağacın yaş halkalarına benzetiyor: "Amiloid ve tau proteinlerinin tutarlı bir şekilde biriktiğini ve bu birikimin, bir kişinin semptom geliştireceği zamanı güçlü bir şekilde öngördüğünü keşfettik."
YAŞA GÖRE DEĞİŞEN RİSK ANALİZİ
Araştırma, yaşın Alzheimer patolojisine karşı bir tolerans faktörü olduğunu da ortaya koyuyor. Elde edilen verilere göre:

BİYOTEKNOLOJİ GİRİŞİMLERİ İÇİN YENİ PAZAR
Çalışmada kullanılan verilerin bir kısmı, Washington Üniversitesi bünyesinde doğan bir girişim olan C2N Diagnostics tarafından geliştirilen PrecivityAD2 testi ile elde edildi. FDA onaylı diğer testlerle de uyumlu çalışan bu model, biyoteknoloji pazarında yeni bir ticari rekabetin fitilini ateşliyor. Ekip, modelleme kodlarını kamuya açarak küresel çapta bir Ar-Ge iş birliğinin de önünü açmış durumda.
Hastalığın henüz kesin bir tedavisi olmasa da, bu tür tahmin araçları, belirtileri yıllarca geciktirebilecek önleyici tedavilerin ve yaşam tarzı değişikliklerinin planlanması için altın değerinde bir zaman kazandırıyor.