Yapay zeka yatırımlarının büyük bölümü, iş süreçlerine entegre edilemediği için beklenen değeri üretemiyor. Teknopark İstanbul’da faaliyet gösteren Curiosity Technology, bu tabloyu tersine çevirmeyi hedefleyen yaklaşımıyla yapay zekayı prototip aşamasından çıkarıp gerçek iş sonuçlarına dönüştürüyor. Şirket, kurumları yalnızca teknolojiyle değil, bütüncül bir dönüşüm vizyonuyla geleceğe hazırlıyor. Curiosity Technology’yi ve hedeflerini, şirketin kurucularından Rıdvan Can Göymen İstanbul Ticaret’e anlattı.
DÖNÜŞÜM ORTAĞI
Şirketiniz hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz? Bu fikir nasıl doğdu?
Curiosity Technology, yapay zekayı yalnızca bir teknoloji yatırımı olarak değil, kurumların iş yapış biçimlerini dönüştüren stratejik bir yetkinlik olarak ele alan yeni nesil bir teknoloji şirketi. 2022 yılında, uzun yıllar farklı sektörlerde milyonlarca kullanıcıya dokunan çözümler geliştirmiş bir ekip tarafından kuruldu. Bu fikir, sahada yaşadığımız çok net bir ihtiyaçtan doğdu. Yapay zeka hızla hayatın merkezine yerleşirken, birçok kurum bu dönüşüme hazırlıksız yakalanıyor. Dünyada yapay zeka projelerinin büyük bir bölümü prototip aşamasını geçemeden başarısız oluyor. Bunun temel nedeni, teknolojinin iş süreçlerine doğru şekilde entegre edilememesi. Biz Curiosity Technology’yi tam da bu boşluğu doldurmak için kurduk. Amacımız; şirketlere yalnızca bir yazılım sunmak değil, yapay zekayı iş modellerinin ve operasyonel kültürlerinin doğal bir parçası hâline getirmek. Bu nedenle Curiosity’yi bir teknoloji tedarikçisi değil, kurumların yapay zeka yolculuğunda birlikte ilerlediği bir dönüşüm ortağı olarak konumlandırıyoruz.
AKILLI SİSTEMLER
Ürün veya hizmetiniz hakkında bilgi verebilir misiniz?
Ürün ve hizmetlerimizi, yapay zekayı tekil bir araç değil, uçtan uca bir dönüşüm yetkinliği olarak ele alacak şekilde tasarlıyoruz. Geliştirdiğimiz çözümler; kurumların karar alma süreçlerini güçlendiren, operasyonları yöneten ve insanla doğal biçimde etkileşime giren AgenticAI tabanlı sistemler üzerine kurulu. Merkezde, yapay zekanın yalnızca soru-cevap veren bir yapı olmaktan çıkıp, inisiyatif alabilen ve süreç işletebilen ‘akıllı çalışanlara’ dönüşmesi yaklaşımı yer alıyor. Bu kapsamda; şirketlerin kendi verileriyle eğitilebilen, internete kapalı ortamlarda çalışabilen, güvenli ve ölçeklenebilir karar destek sistemleri ve dijital asistanlar geliştiriyoruz. Sanayi ve hizmet sektörlerinde, operasyonel süreçleri analiz eden, darboğazları tespit eden ve somut verimlilik artışı sağlayan AI Booster programı ile yapay zeka yatırımlarını ölçülebilir ve sürdürülebilir hâle getiriyoruz. Ayrıca havalimanları ve AVM’ler gibi yoğun alanlarda çok dilli, gerçek zamanlı konuşma algılayan, gürültüde sesi izole edebilen, doğal ses ve avatar teknolojileriyle desteklenmiş etkileşimli kiosk çözümleri sunuyoruz. Bireysel tarafta ise; kişisel asistan, öğrenme, sağlık ve yaşam deneyimini merkeze alan, kullanıcıyı tanıyan ve zamanla öğrenen yapay zeka ürünleri geliştiriyoruz.
ÖĞRENEN VE UYUM SAĞLAYAN SİSTEM
Geleneksel yöntemlere göre avantajlarınız neler? Yapay zeka ya da makina öğrenmesi gibi ileri teknolojiler kullanıyor musunuz?
Geleneksel yöntemlerle kıyaslandığında en temel avantajımız, yapay zekayı sürecin sonuna eklenen bir otomasyon katmanı olarak değil, işin merkezine yerleştirilmiş bir karar mekanizması olarak konumlandırmamızdır. Klasik dijital çözümler çoğunlukla sabit kurallar ve manuel iş akışlarına dayanır. Biz ise öğrenen, kendini geliştiren ve değişen koşullara adapte olabilen sistemler tasarlıyoruz. Yapay zeka, makina öğrenmesi ve büyük dil modellerini yoğun biçimde kullanıyoruz. Ancak bizi farklı kılan, bu teknolojileri tekil modeller olarak değil, bütüncül bir mimari içinde sunmamızdır. Doğal dil işleme sayesinde sistemler bağlamı anlayabiliyor; makina öğrenmesi algoritmalarıyla veriler sürekli analiz edilerek süreçler optimize ediliyor. Gerçek zamanlı ses işleme ve konuşma tanıma teknolojileriyle de insan–makina etkileşimini doğal bir diyalog seviyesine taşıyoruz. Bu yaklaşım sayesinde yalnızca operasyonel hız değil; maliyet düşüşü, karar kalitesinde artış ve sürdürülebilir verimlilik sağlıyoruz. Sanayi projelerinde ölçtüğümüz yüzde 32’nin üzerindeki verimlilik artışı, bu farkın somut bir göstergesi.
YURT DIŞINDAN YOĞUN TALEP
Geliştirdiğiniz ürünün ticari geleceği hakkında neler söylemek istersiniz? Yurt dışından talep var mı?
Geliştirdiğimiz ürün ve çözümlerin ticari geleceğini son derece güçlü görüyoruz. Bunun temel nedeni, şirketlerin artık yapay zekayı bir trend değil, somut fayda üreten stratejik bir zorunluluk olarak görmeye başlaması. Ürünlerimizi en başından itibaren ölçeklenebilirlik ve global uyumluluk odağıyla tasarladık. Çok dilli, farklı regülasyonlara uyumlu, bulut ve kapalı ortamda çalışabilen mimariler geliştirdik. Bu sayede çözümlerimiz yalnızca Türkiye’de değil, uluslararası pazarlarda da karşılık buluyor. Yurt dışından özellikle havalimanları, hizmet sektörü ve sanayi tarafında Orta Doğu ve Avrupa başta olmak üzere ciddi talepler alıyoruz. Ticari açıdan en güçlü yanımız ise, yalnızca lisanslanan bir yazılım değil, kurumlarla uzun vadeli dönüşüm ortaklıkları kurmamız.

YOL HARİTASI
Gelecekte farklı alanlarınız olacak mı, hedefleriniz neler?
Curiosity Technology olarak yapay zekayı yatay bir teknoloji olarak görüyor, farklı sektörlere uyarlanabilen çözümler geliştirmeyi hedefliyoruz. Sanayi ve hizmet sektörlerinde edindiğimiz deneyimi; kamu, sağlık, eğitim ve perakende gibi alanlara taşıyacak yeni kullanım senaryoları üzerinde çalışıyoruz. Teknoloji tarafında ise; kendi modellerimizi ve altyapılarımızı güçlendirmeye, veri güvenliğinin kritik olduğu sektörler için kapalı ortam çözümlerini yaygınlaştırmaya devam ediyoruz. Aynı zamanda ses, görüntü ve avatar teknolojileriyle insan–makina etkileşimini daha da doğal hale getirmeyi amaçlıyoruz. Stratejik hedefimiz; Curiosity Technology’yi yalnızca ürün geliştiren bir şirket değil, yapay zeka dönüşümünü yöneten bir referans noktası haline getirmek.
Teknopark İstanbul bir kaldıraç gibi
Curiosity Technology için Teknopark İstanbul, bir lokasyondan çok daha fazlasını ifade ediyor. Burada yer almak; Ar-Ge, işbirliği ve büyüme açısından stratejik bir ekosistemin parçası olmak anlamına geliyor. Sunulan altyapı ve teşvikler, ileri teknoloji projelerini daha hızlı ve sürdürülebilir biçimde hayata geçirmemizi sağlıyor. Girişimler, büyük kurumlar, akademi ve yatırımcıların bir arada bulunduğu bu yapı, gerçek anlamda katma değerli işbirliklerinin önünü açıyor. Teknopark İstanbul, global pazara açılma hedeflerimiz için de güçlü bir zemin oluşturuyor. Biz burayı yalnızca bir ofis alanı değil; büyümeyi, öğrenmeyi ve birlikte üretmeyi mümkün kılan bir kaldıraç olarak görüyoruz.
Dönüşüme liderlik etmek istiyoruz
Yapay zekayı bugünün problemlerini çözen bir araçtan öte, geleceği şekillendiren stratejik bir dönüşüm gücü olarak görüyoruz. Bizim için başarı; teknolojinin sahada karşılık bulması, gerçek sorunlara çözüm üretmesi ve sürdürülebilir değer yaratmasıdır. Türkiye’den çıkan bir teknoloji şirketi olarak, global ölçekte rekabet edebilecek bilgi birikimine ve insan kaynağına sahip olduğumuza inanıyoruz. Curiosity Technology’nin hedefi; yapay zeka alanında yalnızca ürün geliştiren değil, vizyon koyan ve dönüşüme liderlik eden bir yapı olmak.