ABD Enerji Bakanlığı, nükleer enerji üretiminin ve malzeme yönetiminin tüm değer zincirini entegre eden bölgesel merkezler oluşturmak üzere stratejik bir adım attı. Bakanlık, ‘Nükleer Yaşam Döngüsü İnovasyon Kampüsleri’ne ev sahipliği yapmak isteyen eyaletlerin ilgi ve görüşlerini almak üzere bir Bilgi Talebi (RFI) yayınladı.
Bu girişim, gönüllü federal-eyalet ortaklıkları temelinde, bölgesel ekonomik öncelikleri destekleyen ve uzun vadeli enerji altyapısını güçlendiren bir model öngörüyor.
YAKIT ÜRETİMİNDEN BERTARAFA TAM ENTEGRASYON
Önerilen kampüsler, sadece enerji üretimiyle sınırlı kalmayıp, nükleer yakıtın tüm yaşam döngüsünü kapsayan entegre merkezler olarak tasarlandı.
Bu kapsamda; yakıt üretimi, zenginleştirme, kullanılmış nükleer yakıtın yeniden işlenmesi ve atıkların sorumlu bir şekilde bertaraf edilmesi süreçleri aynı kampüs içerisinde yönetilecek.
Bakanlık açıklamasında, bu hamlenin ‘bölgesel ekonomik büyümeyi ilerletmek ve ülke için tutarlı, uçtan uca bir nükleer enerji stratejisi oluşturmak üzere atılmış ilk adım’ olduğu vurgulandı.
VERİ MERKEZLERİ VE SANAYİ İÇİN GÜÇ KAYNAĞI
Projenin en dikkat çeken yönlerinden biri, enerji üretimini doğrudan yüksek talep gören endüstriyel sektörlerle buluşturması. Kampüslerin, gelişmiş reaktörlere ev sahipliği yaparak; modern üretim tesisleri ve eş konumlu veri merkezlerinin (data center) yoğun enerji ihtiyacını karşılayacak güvenilir ‘temel yük’ (baseload) gücü sağlaması planlanıyor.
FİNANSAL MODEL: ÖZEL SERMAYE ÖNCELİKLİ
Enerji Bakanlığı, kampüslerin finansmanında özel sektör ve eyalet sermayesine öncelik veren bir modeli benimsiyor. Yayınlanan bilgi talebine göre:
‘AMERİKAN NÜKLEER RÖNESANSI BAŞLIYOR’
ABD Enerji Bakanı Chris Wright, girişimi ‘Amerikan nükleer rönesansının başlangıcı’ olarak nitelendirdi. Kampüslerin eyaletlerle doğrudan çalışma fırsatı sunduğunu belirten Wright, "Bu proje inovasyonu teşvik edecek, ekonomik büyümeyi destekleyecek ve Amerika'nın ihtiyaç duyduğu uygun fiyatlı, güvenilir enerjiyi sağlarken iyi ücretli iş imkanları yaratacaktır" değerlendirmesinde bulundu.
Bakanlık, bu entegre model ile ABD'nin küresel nükleer enerji pazarındaki rekabetçi konumunu güçlendirmeyi ve yayılmaya karşı dirençli, yüksek standartlı operasyonlar yürütmeyi hedefliyor.